!!! KANLI İSHAL HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER !!!

!!! KANLI İSHAL HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER !!!

 

Hastalığın meydana gelmesine neden olan etken canin parvovirus tip 2 ( CPV-2 )’dir. Canine parvovirus, antijenik olarak kedilerin panleukopeni virüsü ile yakından ilişkilidir. Hastalık ilk olarak 1978 yılında ortaya çıkmıştır ve o tarihten günümüze binlerce köpeğin ölümüne neden olan bu hastalık köpeklerin afeti olarak tanımlanmaktadır.

Hastalık her yaştaki köpekte görülebilir ancak bir yaşın altındaki köpekler daha duyarlıdır. Özellikle Doberman pinschers, Rottweiler, Amerikan pitbull terrier, Labrador retriever, Greyhound, Siberian husky ve Alman çoban köpekleri hastalığa karşı daha duyarlıdır ve hastalık yaygın olarak görülür. Enfeksiyonun seyri ve şiddeti hastanın yaşına ve ırkına göre değişiklik gösterir.

Hastalık etkeni dışkı ile saçılır. Virüs doğada oldukça dayanıklıdır, dışkıda aylarca canlı kalabilir. Bu yüzden bulaşmalar oldukça yaygındır. Sağlıklı köpekler sindirim ya da solunum yoluyla virüsü alırlar. Kedilerde virüsü alabilirler ancak klinik belirti göstermezler.

Virüsü alan köpeklerde 6-9 gün sonra klinik bulgular görülmeye başlanır. Bu süre zarfında virüs vücutta hızlı bölünen hücrelerde, bağırsak hücrelerinde ve dört aylıktan küçük köpeklerde kalp kası (myocard) hücrelerinde çoğalır. Hastalığın klinik belirtileri ,hayvanın yaşına, ırkına, türüne, çevre koşullarına göre değişiklik gösterebilir.İlk belirtiler, iştahsızlık, şiddetli kusma, ishal ve yüksek ateş (41 oC) tir. İshal çok pis kokulu, önceleri sarı daha sonra kanlı ve su gibi akışkandır. Hastada depresyon ve hızlı kilo kaybı görülür. Dört aylıktan küçüklerde perakut myocardit, kalp yetmezliği; buna bağlı olarak gelişen akciğer ödemi ve kalp krizinden dolayı ani ölümler görülebilir. Hastalığın teşhisinde klinik bulgular ve laboratuar testleri (kan parametreleri ve serolojik test) veteriner hekime yardımcı olur.

Hasta yavruların sağlıklılardan hemen ayrılmaları gerekir. Dokundukları eşyalar çok iyi dezenfekte edilmeli ve dışkıları temizlenmelidir. Dezenfeksiyonda çamaşır suyu parvavirus için en iyi dezenfektandır.
Septik şoka girmiş ve kanamalı ishalli hastalarda kalp yetmezliği de devreye girmişse iyileşme şanşları çok yüksek değildir. Hastanın çok düzenli ve iyi bir şekilde takip edilip, sıvı ve antibiyotik tedavisine tabi tutulması gerekir.

Hastalığın önlenmesinde ve kontrolünde en gerçekçi ve etkili yol, sadece aşılamadır. Yavrular 6 haftalık olduktan sonra üçer hafta ara ile en az üç kere aşılanmalıdır. Aşılama çok düzenli olarak yapılmalı ve her yıl tekrar edilmelidir.

Yorum Yaz